manzume ve masallar yayınlandı. Öğretmen dergisinin “Öğrenci” adlı çocuk eki, Akın’ın “Çocuk ve Mizah” adlı çocuk ekleri ve Azınlık Postası gazetesinin “Çocuklar İçin” ve “Çocuk Yaprağı” adlı çocuk sayfalarında yine çocuklara yönelik çeşitli yazılar yer aldı. Bu çalışmalar içinde, Hüseyin Alibabaoğlu’nun masalları, Asım Haliloğlu’nun şiir, manzume ve fabl benzeri çalışmaları, Rahmi Ali’nin çocuk hikâyeleri ve şiirleri, Alirıza Saraçoğlu’nun çocuk şiirleri ve manzum hikâyeleri, Mücahit Mümin’in bir masalı, Refika Nazım, Hüseyin Mahmutoğlu, Naim Kâzım, Kadir Ali ve Mazlum Hüseyin’in çalışmaları özellikle dikkat çekti. Daha sonraki yıllarda çocuk edebiyatı ile ilgili kitaplar da yayınlandı. Çocuklara yönelik ilk kitap Rahmi Ali’nin “Ay ile Güneş” adlı çocuk hikâyeleri kitabı oldu. Rahmi Ali’nin daha sonraki yıllarda “Annem Okşarken Saçlarımı” adlı şiir kitabı ise İstanbul’da basıldı. Ardından Hüseyin Alibabaoğlu’nun “Durdur ile Kurkur” adlı masal kitabı ile “Tohum” adlı şiir kitabı basıldı. Alirıza Saraçoğlu’nun “Yarınlar Sizin Olacak” adlı kitabı Akın Gazetesi Yayınları arasında çıktı. Hüseyin Salihoğlu da çocuk şiirlerinden oluşan “İstikbal Sizi Bekliyor” adlı kitabını yayınladı. Çocuklara yönelik bu çalışmalar azınlık içinde yaşanan çeşitli sıkıntılar dolayısıyla gerektiği şekilde tabana ulaşamadı; dar bir alanla sınırlı kaldı. Bu arada, “Arkadaş Çocuk” dergisi, “Pınar Çocuk” dergisi ve Gündem” gazetesinin aylık eki olan “Boncuk” dergisi de çocuk okuyucusu alt yapısının gelişmesine önemli katkıları olan yayınlar arasında yer aldı.
Azınlığın diğer basın organlarında da bazı edebi çalışmalar görülmüştür. Yuvamız8 dergisinde başta Rahmi Ali olmak üzere M.T. Ramadanoğlu/Mustafa Tahsin (Mustafa Tahsinoğlu), Alirıza Saraçoğlu, Reşit Salim, Hüseyin Alibabaoğlu, Ferruh M. Pazvantoğlu, Hüseyin Salihoğlu, Ahmet Davut, Gülten Aliosman, Meral Karasulu, Şükran Refikoğlu, Ayfer Mustafaoğlu gibi imzalar yer almıştır. Dini bir yayın organı olan Hakka Davet dergisinde de başta Alirıza Saraçoğlu olmak üzere, Hüseyin Mazlum, Ercan Caneri, Fehim Mehmetoğlu, Hacıviran Köylü Ahmet Arif, Ali Ayazmalı gibi imzalar görülmüştür.
2. BATI TRAKYA’DA “TÜRK EDEBİYATI” ÇALIŞMALARININ İKİNCİ DÖNEMİ
1989 yılında sanat ve kültür dergisi Şafak’ın9 yayın hayatına başlamasıyla Batı Trakya’da Türk edebiyatının ikinci dönemi başlar. Şafak dergisinin çıkışıyla başlayan bu dönemde Batı Trakya Türk edebiyatı derlenip toplanmış, 1960’lı yıllardan beri Batı Trakya Türk Edebiyatı’nın “lokomotif isimleri” olarak bilinen Rahmi Ali, Mustafa Tahsinoğlu ve Mücahit Mümin’in özverili çalışmalarıyla Batı Trakya Türk Edebiyatı gerek nitelik, gerekse nicelik bakımından en üst düzeylere çıkmıştır. Batı Trakya Türk Edebiyatı’nda “Şafak Dönemi” olarak bilinen bu 15 yıllık süre içinde yüze yakın hikaye, binin üstünde şiir, değişik günceler yayınlanmış; Batı Trakya Türk Edebiyatı’na başarılı gezi yazıları, deneme, anı yazıları, eleştiri, inceleme, skeç-tiyatro vb. yazı türleri kazandırılmıştır. Batı Trakya’da ilk kez bir kültür-sanat dergisinin yayına başlamasıyla Azınlıkta doğal olarak yeni bir sanat hareketi ve çevresi de doğmuştur. “60 Kuşağı”nın –Rahmi Ali, Mücahit Mümin, Mustafa Tahsinoğlu, Alirıza Saraçoğlu, Hüseyin Mazlum, İbram Onsunoğlu- daha olgun ve ağır başlı çalışmalarla okuyucu karşısına çıktığı, yeni yazı türlerini geliştirdikleri Şafak dergisi bünyesinde zamanla yeni bir kuşak doğmuş, bu kuşaktan Şükran Raif, Hakan Mümin, Mehmet Dükkancı, Abdurrahim Subaşılar şiir çalışmalarının yanı sıra hikaye türünde; İbrahim Baltalı, Ferruh Mehmet, İsmail Yusuf, Sema Salihoğlu, Sevkan Tahsinoğlu, Nalan Saraçoğlu, İlker Mehmet, Halil Mustafa, Şule Hüseyin, Emre Ahmet ve başka imzalar da10 –daha çok- şiir alanında başarılı çalışmalar sergilemişlerdir.
Azınlık’ta 20 -30 yıllık bir suskunluktan sonra tiyatro hareketi de bu dönemde başlamış, Şafak dergisi bünyesinde oluşturulan “Şafak Okuma Tiyatrosu”yla azınlık, tiyatrolu yıllara yeniden dönmüştür. Bu konuda Şafak dergisinin 141. sayısında yer alan “15. yayın Yılına Girerken” adlı başyazıda şu bilgiler verilmektedir: “Şafak dergisinin varlığıyla ortaya çıkan bir kültür olayı daha vardır ki, azınlığın kültür tarihi açısından oldukça önemli bir olaydır. Bu olay, Şafak Okuma Tiyatrosu olayıdır. Şafak okuma tiyatrosu kurulmadan önce Batı Trakya’da “tiyatro” sözcüğü neredeyse unutulmaya yüz tutmuştu. Ne azınlık okullarında bir “müsamere” yapılabiliyor, ne de kuruluşlarımız böyle bir girişimde bulunuyordu. Cunta idaresinin bu alanda getirmiş olduğu yasaklar zinciri sürüp gidiyordu. Şafak dergisi azınlık yazarlarının Şafak dergisinde yayınlanmış olan ürünlerini doğrudan halka iletme amacına yönelik bir tiyatro grubu kurarak çalışmalarına başladı. İlkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerinden tiyatroya meraklı olanlar uzun yıllar dönüşümlü olarak bu tiyatro grubunun içinde yer aldılar. Böylece Şafak dergisi bir “oldu-bitti” anlayışıyla Şafak dergisinde yer alan ürünlerden bazılarını gerek okuma, gerekse dramatize ederek izleyicilere sundu. Azınlık içinde uzun yıllardan beri yapılamayan bu tür etkinlikler için bir yol açılmış oldu. Şafak dergisi ve ekibinin açmış olduğu bir yol… Bu olaydan sonra azınlık içinde bazı kültürel etkinlikler yapılmaya başladı.”
Batı Trakya Türk Edebiyatı’nın dışarıda, özellikle Türkiye’de tanınmaya başlaması da, bu dönemde, Şafak dergisi döneminde olmuştur. Türkiye’de yayımlanan bazı sanat ve edebiyat dergileri ve yazarlarla dostluklar kurulmuş, bu dostluk bağları, Türk Dünyası’ndaki bazı sanatçılara kadar uzamıştır. Batı Trakya’daki Türk edebiyatı ile ilgili bazı yazıların yazılması, çeşitli edebiyat çalışmalarının buralardaki sanat dergileri ve antolojilerinde yer alması yine bu dönem içinde, Şafak dergisi döneminde olmuştur. Şafak dergisinin yayına başlamasıyla birlikte bazı uluslararası kültürel etkinliklere Batı Trakya’dan, özellikle “Şafak Ailesi”nden yazarlar davet edilmiş, buralarda sunulan bildirilerin ötesinde çeşitli dostluklar kurulmuştur. Özellikle Balkan ülkelerinde yaşayan Türk yazarlarla kurulan dostluklar manevi bir dayanışma ortamı yaratmış, Şafak dergisi Balkan ülkelerinde yaşayan yazarların ürünlerine sayfalarında yer verirken bu ülkelerde yayınlanan Türkçe yayınlarda da Batı Trakyalı yazarların ürünleri yer almış, bu ürünler yüzlerce okuyucuyla buluşmuştur. Öte yandan Şafak dergisinin Türkiye’de ve Balkan ülkelerinde yayımlanan bazı yayın organlarıyla buluşması ve oradaki yazarlarla tanışması, birçok yazarın ürünlerini yayınlamak üzere Şafak dergisine göndermeleriyle başlayan bir dostluk ortamı ve kültür alış verişi Batı Trakya Türk Edebiyatı’nın daha geniş çevrelerce tanınmasına, bu yolla da gelişmesine yardımcı olmuştur. Başta Tahir Özçelik olmak üzere, Mustafa Ruhi Şirin, Mustafa İsen, Feyyaz Sağlam, Güngör Gençay, Fahri Kaya, Şemsi Belli, Mustafa Aslan, Metin Turan, Tahir Kutsi Makal, Hilmi Haşal, Arslan Bayır ve daha onlarca11 Türkiyeli yazar Batı Trakya Türk Edebiyatı’na gereken ilgiyi göstermişler, gönderdikleri ürünler ve yapıcı eleştirileriyle Batı Trakya Türk Edebiyatı’nın gelişmesine ve tanınmasına katkıda bulunmuşlardır Azınlık edebiyatı bu dönemde konu ve içerik bakımından da zengin bir boyut kazanmıştır. Rahmi Ali, Mücahit Mümin, Mustafa Tahsinoğlu bu türde en başarılı ürünlerini verirken Şükran Raif, Abdurrahim Subaşılar ve Hakan Mümin de Batı Trakya Türk hikâyeciliğini